ÖLÜM BİR SON MU YOKSA BAŞLANGIÇ MI ?

Ölüm Bir Son Mu Yoksa Başlangıç Mı ?

Ölüm bir son mu yoksa başlangıç mı konulu yazıma başlamadan önce bir şey belirtmek istiyorum arkadaşlar. Öncelikle siteyi yeni aldığımı belirteyim. Bundan sonra bu siteyi daha çok blog olarak kullanacağım. Epeydir din ile ilgili konularda kafa yoruyorum ve bu konular ile ilgili bir blog açmak istiyordum. Nasip bu siteymiş.

Ölüm bir son mu yoksa bir başlangıç mı? Bu sorunun cevabını kalpten, hiçbir şüphe olmadan, %100 inanarak “Ölüm sadece bir başlangıç” olarak cevap verebiliyorsanız ne mutlu size. Cevabınız bu yöndeyse yazımı okuyup boş yere vakit kaybetmeyin. ( Başlangıçtan kastınız ahiret hayatıysa tabi) cevabınızda emin değilseniz ve bu konuda kafanızda çözülmesi gereken sorularınız varsa gelin hep birlikte uğraşalım.

Baştan söyleyeyim dini bilgim az, ibadet konusunda birçok eksiğim var. Bu yüzden kendimi bu konuda cahil olarak nitelendiriyorum. Ben sadece mantık kullanarak bazı çıkarımlar yapıp doğruyu bulmaya çalışan biriyim. Cevaplamaya çalıştığınız bu soruyu da bu yönde irdeleyeceğim. Ölüm bir son da olabilir bir başlangıç da. Peki siz hangisinin olmasını istersiniz? Siz cevaplamadan ben söyleyeyim, ölümün bir son değil de sadece yeni bir başlangıç olması herkesin isteğidir çünkü bu dünyada her insanın tamamlanmamış arzuları vardır. Kiminin bir ekmek alacak parası yoktur, kiminin yavrusu genç yaşta vefat etmiştir, kimisi ise çok sevdiği kişiye kavuşamamıştır ve bu yüzden bir başlangıç daha isterler. Belki yeni bir başlangıçla bu dünyada arzulanan fakat elde edilemeyen şeyler ahirette elde edilebilecektir. Çünkü adaleti olmayan dünyanın adaleti ahirettir.

Ölüm Bir Son Mu Yoksa Başlangıç Mı
Ölüm Bir Son Mu Yoksa Başlangıç Mı

İmanı Tam Olan Kişi İçin Ölüm Korkunç Değildir

Başta sorduğum soruya cevabınız ölümün sadece bir başlangıç olması yönündeydi değil mi? Peki o halde neden hala imanımızı kuvvetlendirmiyoruz neden bu konuyu araştırmıyoruz. İslamiyette ahiret inancı vardır. Yani ölüm son değil sadece yeni bir başlangıçtır. Dünya hayatı ise ahiret hayatına göre tüm kumsaldaki kumların içindeki bir kum tanesi gibidir. İmanınız tamsa ve iyi taraftaysanız size vadedilen bir cennet vardır. Tamamlanmamış, yarım kalmış tüm arzularınızı nihayetine erdirebileceğiniz bir cennet…

Ahiret hayatına inanmıyor musunuz? Cennet ve cehennem sadece bir palavradan mı ibaret? O halde hemen sorayım ölümden sonra hayat olmadığından %100 emin misiniz? Hayır, %100 emin olamazsınız çünkü bu soyut bir konu. Nasıl ki Allah’ın varlığı somut olarak açıklanamıyorsa, ruhun varlığı somut olarak açıklanamıyorsa ölümden sonra hayat olup olmadığı da somut olarak açıklanamaz. Peki ölümden sonra hayat olup olmadığına nasıl inanırız. Bunun iki yolu var. Birincisi ölüm yolculuğuna çıkan yani ölen bir kişinin hortlayarak mezarından çıkıp size ölümden sonrasını anlatmasıdır. Fakat ne yazık ki o şarkıda olduğu gibi “Birçok giden memnun ki yerinden, çok seneler geçti dönen yok seferinden” İkinci yol ki bu tek çıkış yoludur o da kitaplara imandır.

Dünya hayatı boyunca insanlara rehberlik etsin diye birçok kutsal kitap gönderilmiştir. Bu kutsal kitaplardan sonuncusu olan Kuran’da insanların dünya hayatından göç ettikten sonra ebediyen yaşayacakları bir ahiret hayatından söz edilir. Eğer kuran’a iman ederseniz yani kalpten, hiçbir şüphe olmadan %100 inanırsanız o halde ölümden sonraki hayat konusundaki kafa karışıklığınız da ortadan kalkacaktır. Fakat kuran’a imanın yolu peygambere imandan geçer yani peygamberlere iman olmadan kitaplara iman edemezsiniz çünkü kitap peygamber vasıtasıyla yazılmıştır. Peygamberlere iman ise Allah’a iman etmedikçe olmaz. Yani ölümden sonra yaşamaya devam etmeye olan inancınız ve isteğiniz öncelikle Allah’a iman etmekten geçer. Sonrasında ise peygamberlere ve kuran’a kalpten, şüphesiz şekilde inanmanız gerekmektedir.

Peygamberlere İmanın Önemi

Arkadaşlar ölümden yana olan korkumu hala yenemedim. Yeni doğan bir çocuğum var. O doğduktan sonra içimdeki ölüm korkusu daha da arttı. Bu korkuyu size anlattığım şekilde yenmeye çalışıyorum. Ya çocuğuma bir şey olursa… ya eşim veya bana bir şey olursa… Bu şeyleri çok fazla düşünmek yerine imanımı artırmaya çalışıyorum.

Çok şükür Allah’a iman konusunda içimde hiçbir şüphe yok içimde ama Peygamberlere iman, Kutsal Kitaplara iman, Meleklere iman, Ahiret hayatına iman, Kaderin, hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine iman konusunda durum aynı değil. Bu yüzden bu durumu en kısa zaman içerisinde ölmeden aşmak için kestirme bir yol belirledim kendime. Gördüm ki Allah’a iman dışındaki diğer imanın şartları peygamberlere imandan geçiyor. Bu yüzden peygambere iman yönünde kendimi geliştiriyorum. Peygamberlerin hayatını okudum. Şimdi Salih Suruç‘un yazdığı “Allah’ın Elçisi Hz. Muhammed’in Hayatı” kitabını okuyorum. Eğer peygamberlere iman edersem peygamberler tarafından oluşturulan kitaplara iman da kendiliğinden yeşerecek. Kitaplara iman ise Meleklere iman, Ahiret hayatına iman, Kaderin, hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine iman etmemi sağlayacak çünkü zaten kutsal kitabımız içerisinde melekler, ahiret hayatı, kader, vb. tüm konular mevcut.

Yazımı son birkaç şey söyleyip bitirmek istiyorum. Ölümden korkuyorsanız iman konusunda eksikleriniz olabilir. İmanı tam olan bir insan hiçbir şeyden korkmaz çünkü bilir ki başına gelen her şey Allah’tandır. Hele ölüm onun için bir son değil yaratıcısına kavuşacağı ve sonsuz ahiret hayatına başlayacağı için hayırlı ve güzel bir bir dönemeçtir. Bu yüzden iman konusunda kendimizi geliştirelim. Ölüm kötü değil, günahkar biri olarak ölmek kötü. Dünya hayatını boş şeylerle harcamayalım. Ölüm bir son mu yoksa başlangıç mı konulu yazımı burada bitirirken hepinize hayırlı günler dilerim.

İlgili Bağlantılar:

1-Vitir Namazı Uyumadan Kılınır Mı
2-Vitir Namazı Fazileti
3-Vitir Namazı Saat Kaça Kadar Kılınır?
4-Çanakkale Şehit Hikayeleri

About the Author: rakunpelikanoglu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir